Aslıhan Niksarlı Okuma Önerileri

31 Ağustos - 6 Eylül 2026

Kimin ‘Aklını’, Neden ve Nasıl Ölçüyoruz?
Primat Bilişinde Önyargı, Tür Sınırları ve Etik
Hayvan bilişini inceleyen araştırmaların büyük çoğunluğu insanı referans noktası olarak alır.
Bu tasarım tercihi beraberinde sessiz bir dışlama getirir: insan tasarımlı görevler, insan
merkezli başarı kriterleri ve türe özgü olmayan ölçüm araçları. Hayvanlar çoğunlukla
morfolojik, genetik ya da ekolojik sınırlarla tanımlanır; kendi öznellikleri, ekolojik bağlamları
ve evrimsel tarihleri içinde; kendi dünyayı algılama, problem çözme ve çevreleriyle ilişki
kurma biçimleriyle ele alınmaz. Yapılan çalışmalarda insan standartlarıyla değerlendirilen
hayvanlar “yetersiz” ilan edilir. Oysa özne mi yetersizdir, yoksa ölçek mi yanlıştır?
Bu metodolojik gerilim yalnızca bilimsel bir sorun değildir: türü biyolojik bir kategori olarak
tanımlamak ile bilişsel ve davranışsal bir süreklilik içinde anlamak arasındaki fark, etik ve
hukuki sonuçlara da kapı aralar. Hayvan bilişini tek bir doğrusal merdiven olarak değil, her
türün kendi yaşam dünyasında işlevsel biçimler olarak anlamak etik ve metodolojik bir
zorunluluktur. Bu oturum, ölçeğin kendisini sorgulamayı ve bu sorgunun bilimsel, felsefi ve
etik boyutlarını primat çalışmalarıyla birlikte ele almayı amaçlar.
Sayıların Ötesinde Ne Var?
Bilimsel bilginin üretiminde gözlemci kendini siler ya da silmesi gerektiği varsayılır. Nesnel,
tarafsız bir araştırmacı; duygularından, ilişkilerinden, öznel deneyiminden uzaklaşır; veriyi
toplar, analiz eder ve sonucu raporlar. Bu ideal, özellikle davranışsal araştırmalarda güçlü
bir norm olarak varlığını sürdürür.
Ancak sahadaki her karşılaşma, gözlemcinin konumunu kaçınılmaz biçimde görünür kılar:
gözlemci ile gözlemlenen arasındaki sınır muğlaklaşır. Gözlemci neler görür, nerelerde
görünür olur, analiz edebileceklerinin ötesinde neler yaşar? Metodolojik dürüstlük yalnızca
veriyi toplamak mıdır, yoksa istatistiğe giremeyen o anları da, araştırmanın içinde yer alan
diğer öznelerin deneyimiyle birlikte hesaba katmak mı?
Bu sorular bilimsel pratiğin kendisini yeniden düşünmeye davet eder. Bu oturum,
gözlemcinin konumunu hem metodolojik hem de felsefi düzlemde ele alır. Şempanzelerle
yürütülen doğrudan saha çalışmasından yola çıkarak, yalnızca sayılara verilere dayalı
çalışmaların ne ölçüde mümkün olduğunu ya da olması gerektiğini tartışacağız.
Okuma Önerileri
Darwin, C. (2025). İnsanda ve hayvanlarda duyguların ifade edilmesi (B. Kılıç, Çev.). Alfa
Yayınları.
Despret, V. (2016). What would animals say if we asked the right questions? (B. Buchanan,
Trans.). University of Minnesota Press.
de Waal, F. (2017). Hayvanların ne kadar zeki olduğunu anlayacak kadar zeki miyiz? (A. B.Kaya, Çev.). Metis Yayınları.
Haraway, D. (2008). When species meet. University of Minnesota Press.
Smuts, B. (1985). Sex and friendship in baboons. Aldine Publishing